A story to share together
Pip ve Altın Kucaklama


Page 1
Penguen Pip, evinin karlı tepelerini çok severdi ama bugün biraz üşümüştü. Masmavi gökyüzündeki kocaman, parlayan güneşe baktı ve siyah gagasında hafif, tatlı bir sıcaklık hissetti.

Page 2
Buzun kenarındaki çam dalında dinlenen Profesör Baykuş'un yanına paytak paytak yürüdü. 'Profesör,' diye sordu Pip, 'güneş uzayda çok uzaklarda, peki beni nasıl bu kadar ısıtabiliyor?'

Page 3
Profesör Baykuş altın çerçeveli gözlüklerini düzeltti ve gülümsedi. 'Güneş dev bir ateş topudur,' diye açıkladı. 'Soğuk ve karanlık uzayda çok hızlı yol alan, ışık ve ısı adında minik, görünmez enerji ışınları gönderir!'

Page 4
Profesör yakındaki büyük, koyu renkli bir kayayı işaret etti. 'Kayayı görüyor musun, güneş ışığını nasıl içine çekiyor? Koyu renkler ısıyı çabucak yakalar; tıpkı senin siyah tüylerinin ve parlak sarı atkının güneşin altın kucaklamasını yakaladığı gibi!'

Page 5
Pip, havamızın dev, yumuşacık bir battaniye gibi çalıştığını öğrendi. Güneşin sıcaklığını yakalayıp yere yakın tutuyor, böylece bir bulut geçse bile biz sıcacık kalıyoruz.

Page 6
Pip mutlu bir şekilde cıvıldadı ve karnının ısındığını hissetti. Artık güneşin gökyüzündeki dev bir ısıtıcı gibi olduğunu ve onu rahat ettirmek için milyonlarca mil öteden sevgisini gönderdiğini biliyordu.



