A story to share together
Alp ve Nefes Alan Balonlar
Küçük Alp ve Bilge Kuş Bubu ile nefes almanın sihirli yolculuğuna çıkın. Bu hikaye, akciğerlerimizin ve burnumuzun nasıl çalıştığını eğlenceli bir şekilde anlatıyor.

Watch the story

Page 1
Güneşli bir sabah Alp bahçede hızla koşuyordu. Durduğunda kalbinin küt küt attığını ve çok hızlı nefes aldığını fark etti. Göğsü bir balon gibi inip kalkıyordu. Bu durum Alp'i çok meraklandırdı.

Page 2
Tam o sırada Bilge Kuş Bubu ağacın dalına kondu. Alp, Bubu'ya neden böyle hızlı nefes aldığını sordu. Bubu gözlüklerini düzelterek gülümsedi. Vücudumuzun oksijen adındaki gizli bir yakıta ihtiyacı olduğunu nazikçe açıkladı.

Page 3
Bubu, 'Her şey burnunla başlar,' dedi. Alp parmağını burnuna götürdü. Nefes aldığımızda hava burnumuzdan girer ve içerideki minik tüyler havayı temizler. Böylece ciğerlerimize sadece tertemiz ve taze hava gider.

Page 4
Hava burnumuzdan geçtikten sonra soluk borusu denilen uzun bir tünelden aşağı iner. Alp bu tüneli bir kaydırağa benzetti. Hava bu kaydıraktan hızla kayarak göğsümüzün içindeki ana merkeze doğru yolculuğuna neşeyle devam eder.

Page 5
Yolculuğun sonunda hava iki büyük pembemsi balona ulaşır. Bunlar bizim akciğerlerimizdir. Alp ellerini göğsüne koydu ve derin bir nefes aldı. Akciğerleri hava ile dolunca göğsünün nasıl genişlediğini hayretle hissetti.

Page 6
Bubu, 'Akciğerlerin havayı kanına verir,' diye fısıldadı. Kanımız bu oksijeni alır ve vücudumuzun her köşesine taşır. Parmak uçlarımızdan beynimize kadar her yer bu taze hava sayesinde enerjiyle dolar ve canlanır.

Page 7
Peki, kullandığımız hava nereye gider? Alp merakla Bubu'ya baktı. Bubu, vücudumuzun işine yaramayan havayı dışarı attığını söyledi. Buna nefes vermek denir. Sanki bir balonu yavaşça söndürmek gibi rahatlatıcı bir histir.

Page 8
Akciğerlerimizin hemen altında diyafram adında güçlü bir kas vardır. Bu kas bir trambolin gibi çalışır. Aşağı indiğinde ciğerlerimize hava dolar. Yukarı çıktığında ise havayı dışarı iter. Vücudumuz ne kadar da muhteşem çalışıyor!

Page 9
Alp artık neden koşunca hızlı nefes aldığını anlamıştı. Hareket ettikçe vücudu daha fazla yakıt istiyordu. Akciğerleri de bu yüzden daha hızlı çalışıp ona enerji veriyordu. Alp bu yeni bilgilerle kendini çok güçlü hissetti.

Page 10
Sonunda Alp derin bir nefes daha alıp Bubu'ya teşekkür etti. Temiz havayı ve ağaçları artık daha çok seviyordu. Ve o günden sonra her nefes aldığında, içindeki minik balonların ona hayat verdiğini gülümseyerek hatırladı.



