A story to share together
Damla ve Can’ın Su Macerası
Meraklı bir sincap ve susamış bir çiçek, su içmenin vücudumuza nasıl enerji verdiğini ve bizi nasıl canlandırdığını öğreniyor.

Watch the story

Page 1
Güneşli bir sabah, Sincap Can ormanda neşeyle zıplıyordu. Mavi şapkası ve sarı çantasıyla her zamanki gibi çok enerjik görünüyordu. Ancak arkadaşı Çiçek Damla’nın yanına geldiğinde, onun boynunu büktüğünü ve çok üzgün olduğunu fark etti.

Page 2
Can hemen arkadaşına ne olduğunu sordu. Çiçek Damla fısıldayarak, kendisini çok yorgun ve halsiz hissettiğini söyledi. Yaprakları kurumuştu ve eski parlak rengini kaybetmişti. Can, arkadaşının bu haline çok üzüldü ve ona yardım etmeye karar verdi.

Page 3
Bilge Baykuş'un yanına koşan Can, ona arkadaşını nasıl iyileştirebileceğini sordu. Bilge Baykuş, 'Su hayatın kaynağıdır küçük sincap,' dedi. 'Vücudumuzun çalışması için suya ihtiyacı vardır. Su içmezsek pillerimiz bitmiş bir oyuncak gibi yavaşlarız ve yoruluruz.'

Page 4
Can hemen en yakın gümüş dereye doğru koşmaya başladı. Yanındaki küçük su matarasını buz gibi taze suyla doldurdu. Koşarken kendi de susadığını fark etti ve bir yudum aldı. Su, boğazından geçerken ona anında büyük bir enerji verdi.

Page 5
Hızla Damla'nın yanına dönen Can, taze suyu çiçeğin köklerine yavaşça döktü. Damla suyu içtikçe sanki bir sihir gerçekleşiyordu. Yaprakları yavaş yavaş yukarı kalktı ve rengi yeniden parlak maviye dönüştü. Su onu içeriden dışarıya doğru temizlemişti.

Page 6
Çiçek Damla neşeyle gülümsedi ve 'Teşekkür ederim Can, şimdi kendimi harika hissediyorum,' dedi. Can ona suyun sadece susuzluğu gidermediğini, aynı zamanda beynimizin daha iyi düşünmesini ve kaslarımızın daha güçlü çalışmasını sağladığını heyecanla anlatmaya başladı.

Page 7
Can, gün boyunca neden çok su içmemiz gerektiğini bir bir saydı. Su içmek bizi hastalıklardan korur, cildimizi parlatır ve oyun oynarken çabuk yorulmamızı engeller. Eğer yeterince su içmezsek, başımız ağrıyabilir ve kendimizi çok uykulu hissedebiliriz.

Page 8
O sırada ormandaki diğer hayvanlar da onların yanına geldi. Tavşanlar, kuşlar ve küçük kaplumbağalar suyun önemini dinlediler. Hepsi birden taze su içmek için dereye doğru yarışmaya karar verdiler. Su içmek artık onlar için en eğlenceli alışkanlıktı.

Page 9
Can ve arkadaşları her gün sekiz bardak su içmek için birbirlerine söz verdiler. Su içtikçe hepsinin gözleri daha parlak bakıyor ve daha hızlı koşabiliyorlardı. Artık hiçbiri oyunun ortasında yorulup erkenden eve gitmek zorunda kalmıyordu.

Page 10
Ve o günden sonra ormandaki herkes suyun mucizesini öğrendi. Can ve Damla, her sabah taze bir bardak suyla güne başlamayı hiç unutmadılar. Sağlıklı, mutlu ve enerji dolu bir şekilde sonsuza dek neşe içinde ormanda birlikte yaşadılar.



