A story to share together
Mantı Mutfağı Ekibi
Kenji, Hana ve Büyükbaba Ren, yağmurlu bir öğleden sonrayı aydınlık mutfaklarında malzemeleri ölçmeyi ve hamuru bölmeyi öğrenerek, mükemmel el yapımı mantıları hazırlayarak geçiriyorlar.


Page 1
Yağmur pencereye düzenli bir ritimle vuruyor. İçeride mutfak sıcak ve aydınlık. Büyükbaba Ren tezgahın başında duruyor, önünde büyük bir un kasesi var. Kenji ve Hana önlüklerini sıkıca bağlıyorlar. Büyükbaba geniş, neşeli bir gülümsemeyle, Bugün mantı yapıyoruz, diye duyuruyor.

Page 2
Büyükbaba Ren bir ölçü kabı tutuyor. İki bardak una ihtiyacımız var, diyor. Kabı ağzına kadar doldurup düz bir bıçakla üzerini düzlüyor. Hana dikkatle izliyor. Kenji, Bir bardak bana, bir bardak sana, diye öneriyor. Unu büyük, sarı karıştırma kasesine döküyorlar.

Page 3
Sırada su var. Büyükbaba Ren dikkatlice döküyor. Tam yarım bardak ılık suya ihtiyacımız var, diye açıklıyor. Onlara camdaki çizgiyi gösteriyor. Kenji kabı sabit tutarken Hana suyu döküyor. Suyun işarete kadar yükselmesini izliyorlar. Mükemmel, diye neşeyle bağırıp unu döküyorlar.

Page 4
Büyükbaba Ren karışımı yumuşak, pütürlü bir top haline gelene kadar karıştırıyor. Şimdi hamuru yoğuruyoruz, diyor. Hamuru uzun, kalın bir silindir haline getiriyor. Büyükbaba Ren, Bu bir bütün hamur parçası, diye belirtiyor. Tahta bir kesici kullanarak tam ortadan ikiye bölüyor.

Page 5
Bak, iki eşit parça, diyor Hana. Bir yarısını o alıyor, diğerini de Kenji. Parçalarını daha da ince rulolar haline getirmeye başlıyorlar. Hamur parmaklarının altında yumuşak ve pürüzsüz hissettiriyor. Şekilleri tutarlı tutmak ve porsiyonları aynı boyutta yapmak için birlikte çalışıyorlar.

Page 6
Büyükbaba Ren her uzun parçayı iki küçük bölüme ayırıyor. Şimdi dört eşit parçamız oldu, diye açıklıyor. Çocuklara gülümseyerek, Bu her birimiz için çeyrek demek, diyor. Dört parça, unlanmış tahta tahtanın üzerinde yumuşak, beyaz yapı taşları gibi yan yana duruyor.

Page 7
Her çeyrek küçük, dairesel parçalara ayrılıyor. Kenji avucuyla onları düzleştiriyor. Hana bir merdane kullanarak onları ince, yuvarlak hamurlar haline getiriyor. Bir ritim içinde çalışıp hamurları aynı boyutta tutuyorlar. Kenji, Tıpkı bir yapboz gibi, diyerek onları tepsiye diziyor.

Page 8
Büyükbaba Ren, Şimdi sıra iç harçta, diyor. Her hamurun ortasına küçük bir kaşık lezzetli karışımdan koyuyor. Her hamur için bir kaşık, diyor. Kençleri katlayıp parmaklarıyla sıkıştırarak kapatıyorlar. Her mantı tepside duran küçük bir hilal ay gibi görünüyor.

Page 9
Buhar sepeti doldu. Onu kaynayan su dolu tencerenin üzerine yerleştiriyorlar. Mutfak lezzetli, iştah açıcı bir buharla doluyor. Büyükbaba Ren on dakikaya bir zamanlayıcı kuruyor. Sihrin gerçekleşmesini bekliyoruz, diyor. Tezgahı temizleyip kaseleri düzenli, eşit yığınlar halinde diziyorlar.

Page 10
Zamanlayıcı çalıyor. Büyükbaba Ren kapağı kaldırıyor ve mantılar dolgun ve buharları üzerinde. Onları üç kaseye bölüyorlar, böylece herkesin yiyecek eşit bir porsiyonu oluyor. Masaya oturup yağmurlu gün ikramlarının tadını çıkarıyorlar, bir ekip olarak birlikte yaptıkları işten gurur duyuyorlar.



